www.AstimAlerji.com

Sağlıklı nefesler için…

Hemen Arayın : (212) 555 63 25 

1427976433475

Bahar alerjileri; mart, nisan, mayıs ve haziran aylarında bitkilerin erkek tohumları olan polenlerin havaya yayılmasıyla polen alerjisi olan kişilerde alerjik nezle, alerjik konjuktivit (göz nezlesi) alerjik astım belirtilerinin görülmesidir.
Alerjik rinit (nezle) burnun iç yüzünü örten zarın yani burun mukozasının ödemi, şişmesi, başka bir deyişle enfeksiyona bağlı olmayan iltihabı olarak tanımlanır. Belirtileri; günde en az bir saat süre ile art arda hapşırık, burun kaşıntısı, sulu burun akıntısı ve burun tıkanıklığı olarak sıralanabilir. Göz kaşıntısı ve kızarması, damak ve kulak kaşıntısı, baş ağrısı, koku alma bozukluğu gibi bulgular da eşlik edebilir. Burun akıntısı açık renkli, sulu, bol miktardadır. Burun tıkanıklığı aralıklı olabilir. Genellikle geceleri artar hastanın ağzı açık uyumasına ve boğaz kuruluğu hissetmesine neden olur.
Sıklıkla bahar aylarında görülen ve genellikle havada uçuşan ağaç, çayır ve ot polenlerine bağlı olarak oluşan alerjik rinit mevsimsel alerjik rinit olarak adlandırılır. Mevsimsel alerjik rinit, halk arasında saman nezlesi ya da bahar nezlesi olarak da bilinir.
Bahar alerjilerine neden olan ağaç, çayır çimen, tahıl (hububat) ve yabani ot polenleri farklı dönemlerde yakınmalara yol açar. Yıl içinde ağaç polenleri ocak-mart arasında, nisan-mayıs aylarında çayır polenleri, mayıs-haziran arasında tahıl (hububat) polenleri, en son eylül- ekim aylarında da yabani ot polenleri etkili olmaktadır. Mantar sporları da yıl boyu alerji kaynağıdır.
Polen miktarı iklime ve yaşanılan bölgeye göre değişkenlik gösterir. Yağmurlu günlerde havada uçuşan polen miktarı azalır. Kuru ve rüzgarlı havalarda ise polen miktarları daha yoğundur ve bu durum alerji bulgularında artışa neden olur.
Alerjik rinit, genetik geçişli alerjik hastalıkların en sık görüleni olup pek çok gelişmiş ülkede nüfusun yaklaşık %10-20’sinde bulunmakta hatta bazı çalışmalara göre hastalığın dünya nüfusunun %40‟ını etkilediği düşünülmektedir. Ülkemizde yapılan çeşitli çalışmalarda alerjik rinit sıklığının %9-24 arasında değiştiği bildirilmiştir. Son 10 yılda hastalık artış göstermiştir. Görülme sıklığının artışında değişen yaşam koşulları, çevre ve hava kirliliği, çocukluk döneminde geçirilen enfeksiyonlar, kapalı ortamlarda daha uzun süre yaşanması, sigara, diyet alışkanlıklarındaki değişiklikler ve bazı genetik faktörler sorumlu tutulmaktadır.
Alerjik rinitin ortalama başlangıç yaşı 10’dur. Çocukluk çağında erkeklerde kızlara göre daha sık görülürken, erişkinlerde sıklık her iki cinste aynıdır.
Alerjik rinit yaşam kalitesini ciddi oranda etkileyen bir hastalıktır. Sıklıkla erişkinlerde iş günü, çocuklarda okul günü kaybına neden olmakta, tedavisinin oldukça maliyetli olmasından dolayı da kişilere ve ülkelere ekonomik açıdan zarar vermektedir.
Alerjik rinitin ve dolayısıyla mevsimsel alerjik rinitin genetik olarak anne baba veya kardeşi alerjik kişilerde, çocuklukta pasif sigara maruziyet öyküsü olanlarda, yani anne babası yoğun sigara içen çocuklarda görülme riski daha yüksektir.
Bahar aylarında öksürük, çabuk yorulma, hırıltı, nefes darlığı polen alerjilerine bağlı astımı olanlarda görülen yakınmalardır. Hava açlığı, eforla tıkanma, çocuklarda koşunca öksürük gibi dikkat çekmeyen belirtiler astımın erken bulguları olabilir ve bu grup hastalarda yakınmalar genellikle mevsimsel olup bir süre sonra düzeldiğinden astım tanısı gecikir. İki polen mevsiminde bu tip yakınmalar oluşuyorsa hastanın mutlaka bir göğüs hastalıkları uzmanına başvurması, solunum fonksiyon testlerinin görülmesi ve astım yönünden değerlendirilmesi gerekir. Astım çocuk ve erişkinler arasında en sık görülen birkaç kronik hastalıktan biridir. Son yıllarda astım hastalığının görülme sıklığı giderek artmakta, toplumdan topluma değişmekle birlikte sıklığı çocuklarda ortalama %5-15, erişkinlerde %5-10 olarak bildirilmektedir.
Alerji tanısında öncelikle ayrıntılı bir öykü alınması önemlidir. Ardından muayene ve alerji etyolojisini belirlemek, yani hastanın neye alerjisi olduğunu saptamak için bazı testler yapılmalıdır. Alerji tanısında kan veya deriden yapılan alerji testleri ile alerjiye neden olan alerjen ortaya çıkarılabilir. Deri testleri alerjiyi saptamada tercih edilen en güvenilir yöntemdir. Yaygın egzaması olanlarda, 6 ay – 2 yaş arası çocuklarda kan testi de yapılabilir.
Bahar alerjisi tanısını takiben tedavide öncelikle alerjenle yani alerjiye neden olan etkenle temasın azaltılmasına yönelik koruyucu tedbirler alınmalıdır. Alerjik bireylerde bahar aylarını kabusa çeviren polenler rüzgarla kilometrelerce uzağa taşınabilir ve bitkiden kilometrelerce uzaktaki kişilerde bile alerjiye neden olabilir. Örneğin hububat polenine alerjisi olan kişi “şehir merkezinde tarla yok ben neden etkileneyim” diye düşünmemelidir. Sabah saatlerinde havadaki polen miktarı genellikle daha fazladır. Polenlerden kaçınmak zordur.
Bunun için alınacak bazı önlemlerle kişinin maruz kaldığı polen miktarı azaltılabilir. Alerji hastaları polen mevsiminde şunlara dikkat etmelidir:
• Araba ve evlerin pencereleri kapalı tutulmalıdır.
• Polen mevsiminde açık havada çalışmak, spor yapmak doğru değildir. Bu hastalar mümkün olduğunca açık havada bulunmamalıdır.
• Açık havada bulunulması durumunda yeşillik ve ağaçlık yerler tercih edilmemelidir.
• Piknik yapmaktan kaçınılmalıdır.
• Dışarı çıktığında yapılabiliyorsa maske kullanılmalıdır.
• Dışarı çıkarken göz yanlarını da örten güneş gözlüklerinin faydası olabilir.
• Dışarıdan eve gelindiğinde hemen duş alınmalı ve giysiler değiştirilmelidir. Saçların yıkanması da yapışan polenlerin temizlenmesi açısından yarar sağlar.
Alınacak tedbirler dışında nedene yönelik tedavi dediğimiz immunoterapi yani halk arasında bilinen adıyla aşı tedavisi alerji tedavisinde uygun hastalarda bilinen en etkin yoldur. İmmunoterapi günümüzde üç şekilde uygulanmaktadır:
1.Subkutan immunoterapi- Spesifik alerjenin artan dozlarının cilt altına tolere edilebilen maksimum doza çıkılana kadar verilmesinden ibarettir.
2. SLİT- Dilaltı damla aşı- Dil altına damlatma şeklinde uygulanan sıvı formda aşılardır. Alerjik nezlesi olan ve alerjisi olan astım hastalarına uygulanır. Ciddi alerjik reaksiyon görülme riski yok denecek kadar az olduğundan evde hasta tarafından uygulanır.
3. Tablet – Ülkemizde de uygulanmaya başlanan çimen polenlerine karşı tablet aşılar mevcuttur.
Bahar alerjileri tanısı erken konmalı ve hasta takibe alınmalıdır. Yapılan çalışmalarda alerjik rinitli hastaların %20-40’da aynı zamanda astım olduğu saptanmıştır. Ayrıca astımlı hastaların %60-80’inde üst solunum yollarına ait şikayet ve bulgular bulunmaktadır.
Alerjik rinit hastalarına astım bulguları olmadığı halde solunum fonksiyon testi yapıldığında bronş aşırı duyarlılığının yüksek olduğu saptanmıştır. Rinitli hastalarda astım gelişme riskinin riniti olmayanlardan üç kat daha fazla olduğu ve rinitin astım için bir risk faktörü olduğu düşünülmektedir. Rinitin eşlik ettiği astım hastalarında tedavi edilmeyen alerjik rinitin astım kontrolünü de olumsuz etkilediği saptanmıştır.
Bu nedenle alerjik rinitli hastalar alerjik astım açısından, yine alerjik astımlı hastalar da alerjik rinit açısından incelenmelidir.

Göğüs Hastalıkları Uz. Dr Sevin Karalar
www.astimalerji.com

Yorum Yaz


  • RSS
  • Delicious
  • Digg
  • Facebook
  • Twitter
  • Linkedin
  • Youtube
images

Astım Sıklığı A

Astım ataklar halinde gelen nefes darlığı ve hırıltı ile karakterize ...

astima_karsi_lifli_besin_tuketin_h9255

Astım Hastaları Na

• Son yıllarda astım hastalığının görülme sıklığı tüm dünyada hızla artmaktadır. ...

sevinkaralar

17 Kasım Dünya Akc

Akciğer yaşamamız için gereken oksijeni havadan alıp, vücudumuzda oluşan zararlı ...

1040871_22c4467d5f8009db6ea9bf1ac577fb4b_640x640

Çocuğunuz Bütün

Alerjisi olan, astım eğilimi olan hastalarda, başka insanlarda hiç bir ...

astim

Astım Hastalarını

1. Her türlü keskin koku astım atağını tetikler, sigara dumanı, ...